Semiz’siz Vitaminsiziz
Pazar, Ağustos 31st, 2008Geçen gün radyo kanalları arasında zaplarken Grup Vitamin‘in bir şarkısına denk geldim: Turkish Kovboylar… Başından sonuna kadar dinleyememiştim ama şarkıyı. Bugün aradım taradım biraz, buldum sakıncalı video sitesinde. Biliyorsunuz kendisi mahkeme tarafından kapalı ama pek muhterem politikacı, fötrüne kurban, Sn. Süleyman Demirel’in de bir konuşmasında bahsettiği gibi, demokrasilerde çare tükenmiyor.
Ben de o malum çarelerden birine başvurarak dinledim tüm Grup Vitamin şarkılarını.
“Bol Vitamin” albümü ilk çıktığında nasıl da büyük bir yenilikti!! Piyasadaki tüm şarkıcılıar aşk, meşk şarkıları söylerken, komik olduğunu iddia eden bir takım şarlatanlar sahnelerde saçmalarken, bir avuç genç “Bol Vitamin” diye bir albüm çıkararak hepsini eleştiriyordu. Ayrıca bunu sağa sola saldırarak değil akıllıca dokundurarak yapıyorlardı. Tabi arada küfür falan da ediyorlardı.
Sene 1990′dı ve ben henüz ilkokul çocuğuydum. Haliyle aile tarafından, küfrün yanı sıra
“Bol haşhaş bol kokain çok marihuana az vitamin
bol ketçap adı tat ketçap yani
dök dök yeee dök yeeee”
gibi sözler de içeren şarkıları dinlemem biraz tepkiyle karşılanmış, “aman çocuğun ahlakı bozulmasın” triplerine maruz kalmış olsa da Grup Vitamin dinlememi kimse engelleyememişti. Diğer velet arkadaşlarımla biraraya gelip, sanki çok çılgın bir şey yapıyormuş gibi, oturup Vitamin dinliyorduk.
Sanırım şu an o velet grubu içindeki arkadaşlarımda da bulunan popüler kültüre uzak duruş ve ona eleştirel bakışın temelleri o dönemlerde biz farkına dahi varmadan atılmış.
Grup Vitamin, çok fazla elemanı olan bir gruptu. Her birinin tek tek bakış açısını ve mizah tarzını yansıtmak zor olmuş olmalıydı ki parçalandı grup çok geçmeden. Ama ne parçalanma… Bir anda bir sürü mizahi müzisyen grubu çıkmıştı ortaya.
Açıkçası bu parçalanma beni hiç üzmemişti. Tam tersine sevindirmişti de. Artık bir değil, birden fazla bana hitap eden grup bulunabilirdi piyasada. Aynı duyguları Penguen ekibinden bazı karikatüristlerin ayrılıp Uykusuz’u kurma çalışmaları döneminde de yaşamıştım. Şimdi her hafta aldığım iki mizah dergisi var. Fena olmamış yani bölünmeleri. :)
Grup Vitamin parçalandığında 3 kişi sahip çıktı o isme: Emrah Anul, Selçuk Aksoy ve tabi ki Gökhan Semiz!
En uzun ömre de bu üçlünün birarada yer aldığı grup sahip oldu. Ta ki Gökhan Semiz 17 Ocak 1998 günü Bakırköy sahil yolunda geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybedene kadar…
Daha 30′una yeni basmıştı. Yapacak çok şey vardı önünde. Onun eleştirel bakış açısına, düşüncelerine, parlak zekasına ihtiyacımız vardı.
Düşünsenize şu an bir Gökhan Semiz’imiz olsaydı yaratıcı fikirleri ile hayatımızı nasıl da şenlendirirdi? Ne kadar çok eğleniyor olurduk? Belki yaptığı müziğin tarzını değiştirirdi. Ya da belki müzik yapmayı bırakır, sanatın başka bir dalında gösterirdi yeteneklerini. Belki stand-up yapardı, ya da talk show… Ama eminim ki her ne yaparsa iyi yapardı ve hepimizi gülmekten kırıp geçirirdi.
Gittiği yerler nasıl, mutlu mu oralarda bilinmez ama benim moralim bozuk, cereyan kesik hele bir de sen yoksun ya cok yazık!
Not: Emrah Anul ve Selçuk Aksoy’un, Gökhan Semiz’in aramızdan ayrılmasının ardından hazırladıkları parça “İstanbul’da” nın klibini legal video siteleri arasında bir tek burada bulabildim. İyi seyirler.







