Anlaşılan senaristler yeni konu bulmakta zorlanıyor. Hatta o kadar zorlanıyorlar ki birbirlerinden esinlenmek bir yana birebir kopya çekmeye başlamışlar. Farklı dizi ve filmlerde olmak üzere üç defadır aynı sahneye rastlıyorum televizyonda. Hem de birer hafta arayla. Yakında bağımlılık yaratacak bende diye korkuyorum. Her hafta yeterli dozda aşağıdaki sahneyi izlemezsem elim ayağım titreyecek maazallah..
Yolun kenarında bekleyen bir adam, yoldan geçen arabaya durması için el eder. Bu araba, sahneyi tırtıklayan senariste göre değişiklik gösterebilir. Kiminde taksi, kiminde ise lüks bir otomobildir. Neyse efendim… Araba yolun kenarında bekleyen adamı almak üzere durur. Adam arka koltuğa oturtur ve kendini Azrail olarak tanıtır. Şoför inanmaz tabi önce. Kanıt görmek ister. Tabi hakkıdır da.. Arka koltukta oturan adam da istediği kanıtı ona verir. “Birazdan yolun sağında biri sana el edecek. Onu da al arabaya.” der. Bu “biri” yine senariste göre değişiklik göstererek kiminde ak sakallı dede, kiminde ise güzel bir kız olur.
Yan koltuğa oturan yeni yolcu, arabada şoför ve kendisinden başka kimse olmadığını, şoför ise arka koltukta bir adam olduğunu iddia etmeye başlar. Arkadaki adam da şoföre “Beni yalnızca sen görebilirsin.” demektedir. Sonunda şoför, arkadakinin Azrail olduğuna inanır ve ondan hayatını bağışlamasını ister. Azrail de “Çek arabayı sağa, git şurada iki rekat şükür namazı kıl.” der. Şoför, sözde Azrail’in dediğini yaparken de arka koltukta oturan adam ile yan koltuktaki kişi arabayı çalar ve oradan uzaklaşırlar.
Ne yalan söyliyeyim çok yaratıcı bir hikaye bence bu. İlk olarak Kanal D’de yayınlanan “Çok Güzel Hareketler Bunlar”da rastladığımda bu sahneye çok hoşuma gitmişti.
Daha sonra Türkmax’ta “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” da aynı şeyi izleyince, BKM Mutfak’taki çocukların bu hikayeyi kendi komedi anlayışlarıyla birleştirip sahneye koyduklarını düşündüm.
Fakat bu gece aynı hikayeye yine Kanal D’de yayınlanan “Gece Gündüz” adlı dizide de rastlayınca “E ama yeter artık!” şeklinde bir serzenişte bulundum ve bu yazıyı yazma gereksinimi hissettim.
İlk kim kimden gördü bilemiyorum ama bence sıralama şöyledir:
- Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
- Çok Güzel Hareketler Bunlar
- Gece Gündüz
Ayrıca umarım bu sıralama böyle kalır. Dört, beş, altı diye devam etmez. Çünkü artık kabak tadı vermeye başladı bu hikaye.
Daha yaratıcı sinema filmleri ve diziler yapılması dileğiyle…
Esen kalın. :)
Etiketler: bkm mutfak, çok güzel hareketler bunlar, dizi, Eleştri, gece gündüz, televizyon, TV, yaşar ne yaşar ne yaşamaz

