Bildiğiniz gibi son birkaç gündür İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad İstanbul’daydı. Resmi temaslarda bulunmak üzere gitmesi gereken yer, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da bulunan Çankaya Köşkü olmasına rağmen, beyefendi Anıtkabir’i ziyaret etmek istemediğinden dolayı bizim Cumhurbaşkanımız, tıpkı Arap Şeyhi’ne de yaptığı gibi, Ankara’dan kalkıp İstanbul’a geldi ve resmi temaslar gayrıresmi başkentte yani İstanbul’da gerçekleşti.
Üst düzey resmi görevlilerin yanı sıra pek çok bakan, bürokrat, diplomat ve tabi ki koruma görevlisinin şehre doluşmasından dolayı İstanbul’un resmi havası bir anda arttı. Haliyle çeşitli güvenlik önlemleri de alınması gerekiyordu.
Her problemin en pratik çözümünün yasaklama veya kapatma olduğunu düşünen görevliler de sayın bakanlar rahatça gidecekleri yerlere ulaşabilsin diye yolları kapatmayı tercih etti. Hem de trafiğin en yoğun olduğu saatlerde. Milyonlarca insanın evinden işine, işinden evine nasıl gideceklerini umursamadan İstanbul’un en işlek caddelerini kapatıverdiler trafiğe. 
Öyle güzergahları kapattılar ki… Özellikle eski İstanbul tam da o semtlerden oluşuyor. Yani bir nevi İstanbul’u kapattılar. Restaurant kapatanı, gece kulübü kapatanı, otel kapatanı görmüştüm de şehir kapatanı görmemiştim. O da oldu sayelerinde.
Şimdi aklımı kurcalayan bir başka soru var: Acaba RTE de Bush’a “Ben Washington’a gelmeyeyim ya, hep beraber California’da buluşalım. Orası daha havadar, hem patenci kızlar falan da var.” diyebilir mi? Derse ne olur?
Etiketler: ahmedinejad, ankara, başkent, bush, california, iran, istanbul, rte, trafik, washington
