Aranızda belki benim gibi gaza gelip de “Wordpress de neymiş? Ben olmuşum zaten Wordpress!” diyenler vardır diye tasarım yenileme süreci boyunca başımdan geçenleri anlatayım diyorum efenim.
Böyle bir harekette bulunmak için önce bir domain almak lazım. Domain demek “.com’lu .net’li” falan bir web adresi demek. Domain’i aldıktan sonra bir de hosting almak gerek. Hosting denen olay da satın aldığınız domain’in içinde gösterilecek efenim resim olsun, yazı olsun, video da olur, şarkı bilem olur, işte onlara ait dosyaların konacağı yer demek.
Yani neymiş? Bir web sitesi iki parçadan oluşuyormuş.
Ben domain’imi namesecure.com‘dan almıştım zaten aylar önce. Hosting hizmetini de godaddy.com‘dan aldım geçenlerde. Genelde open source programlar kullanacağımdan ve Microsoft tekeline pek bulaşmayacağımdan dolayı Linux server, MySQL database ve tabi ki de PHP 5 desteği olan paketi seçtim. Herkese de tavsiye ederim.
Şimdi diyeceksiniz ki ikisini birden komple paket halinde alamaz mıyız? Efenim alırsınız tabi ki de namesecure’un hosting fiyatları bana biraz kazık geldi. Ben de o yüzden godaddy’ye gittim.
Bu arada eğer domain ve hosting’i farklı yerlerden alırsanız ufak bir DNS ayarı çekip domain ile hosting’i birbirine tanıtmanız lazım. O da şöyle yapılıyor efenim: Hosting’in ayarlarında falan bir yerlerde yazan DNS adreslerini (bunlar iki tanedir genelde) domain’in ayarlarındaki DNS adreslerinin yerine yazıyorsunuz. Sonra da birkaç gün bekliyorsunuz. Malesef bu işlem öyle şıp diye olmuyor, maksimum 96 saat beklemek gerekiyor. Ama korkmayın 48 saatten daha uzun sürdüğü pek vaki değilmiş. Benimki mesela 48 saati bile bulmadı. Nereden baksan 36 saat falan…
Tabi ben bu olayı şıp diye olacak sandığımdan dolayı bir hayalkırıklığı, efenime söyliyim bir heves azalması yaşamadım desem yalan olur. Bir de önceden duyuru yaptım artiz artiz “değiştiriyorum siteyi, birkaç güne gelirim” falan dedim. Kafamdaki o birkaç günlük süre de bu prosedürle heba oldu.
Demek ki neymiş gençler? Alın size bir ders daha: Öyle önceden duyuru yapmak falan yokmuş. Önce plan program, sonra duyuru!
Bu DNS ayarları falan hallolduktan sonra artık bir FTP-Client ile Host’unuza erişmeniz gerekiyor ki web adresinizi ziyaret eden kullanıcılara gösterilecek dosyaları oraya yükleyebilesiniz. Bunu da iki bomba hereketle hemen hallediyoruz efenim.
Önce Wordpress.org‘a gidiyoruz. oradan Wordpress yazılımını download ediyoruz bilgisayarımıza. Sonra da canını yediğim Firefox‘un sayfasına gidiyoruz ve FireFTP adı verilen canım ciğerim browser plugini’ni (tarayıcı eklentisi diyenler de var) download ediyoruz.
Sonra Firefox’u açıp kapatıyoruz ve Araçlar menüsüne girip bir bakıyoruz ki o da ne? Mavi bir deniz atı! Hemen ona tıklıyoruz, yeni bir sekmede karşımıza FTP olayı çıkıyor. Hosting’in database ayarlarında yer alan MySQL bilgilerini (şifre falan artık Allah ne verdiyse) dolduruyoruz. Connect diyoruz ve tataa..!!
Ekranın sol tarafındaki dosyalar bizim bilgisayarımızdaki dosyalar, sağ tarafındakiler ise hostumuzda bulunan dosyalardır efenim. Soldakiler arasından, daha önce indirmiş ve unzip etmiş olduğumuz (ki burada unzip edilmişi var var) Wordpress dosyasını seçip sağ tarafa atıyoruz. Sonra sitemize giriyoruz ve bir bakıyoruz ki anam o da ne!!!
“Hello World!” diyor cümle aleme Wordpress’in standard temasıyla :)
Hadi hayırlı olsun!
Etiketler: ders, dns, domain, firefox, ftp, godaddy, hosting, linux, mysql, namesecure, nasıl, nedir, php, tasarım, wordpress

2 Ocak, 2010 -- 01:14
[...] Wordpress’i kendi hostuna kuranlar! Siz nasıl [...]