Dün akşam kardeşimden aldım haberi: Manga yeni albüm çıkarmış! Dedim “fazla heyecan yapma, yine 3-4 şarkısı güzeldir albümün, gerisi tırt.” Haklı çıkmayı hiç istemezdim, ne de olsa o kadar emek var ortada, ama malesef bu albümde de şarkıların çoğu, tekrar dinlemesem eksiklik yaratmayacak cinsten.
Gerçi daha ikinci albüm, belki zamanla değişir fikrim ama ben bu grubun tarzını sevmediğime karar verdim gençler. Kusura bakmayın ama devamlı vıcı-vıcı üstüne bigidi-bıgıdı… Bu ne ya! Yok “Manga geldi yine buraya, haydi durma zıpla” falan… Ama gelin gör ki “Dursun Zaman” gibi süpersonik bir şarkı da bu grubun şarkısı. Onu ne yapacağız? Manga’nın tarzını sevmiyorum diye onu da mı dinlemeyeyim yani?
İşte belki yine bu tarz birkaç bomba vardır diye dinledim bugün baştan sona birkaç kere Manga’nın yeni albümü Şehr-i Hüzün’ü. (biraz fazla devrildi bu cümle ama idare edin artık)
İlk bomba “Evdeki Ses” ile patladı. Hani Cartel‘in Cartel olduğu dönemde -ki Cartel hala candır- Karakan isimli nadide grup sayesinde bağrımıza bastığmız parça. O parça şimdi Manga coverıyla tekrar aramızda. Hem de Alper Ağa düetiyle!..
Laf aramızda Alper Ağa’yı da amma özlemişim ha! Sesini duymak bayağı iyi geldi. Gelse ya Karakan yine buraya, hakkımızı arayıp sormaya, geride kalanları uyarmaya…
Bir diğer bomba parça ise “Hayat Bu İşte“. İstanbul Kanatlarımın Altında film müziklerinden tanıyacağınız piyano melodisi ile başlayan şarkıda bir de “içimde bir İstanbul var ondan vazgeçemiyorum” sözleri geçtiği anda albümdeki favori şarkım da belli olmuş oldu.
Şehr-i Hüzün’de yer alan 16 şarkıdan, intro tadındaki 3-4 enstrümantal parçayı saymaz ve diğer şarkıların da klasik Manga-style, yani bigidi-bıgıdı olduğunu göz önünde bulundurursak “Evdeki Ses” ve “Hayat Bu İşte” den başka “ille de dinleyin” diyebileceğim yalnızca bir şarkı daha var. O da albümün ikinci şarkısı olan “Beni Benimle Bırak“. Her ne kadar isim itibariyle Zuhal Olcay’dan bildiğimiz dünya güzeli şarkıyı çağrıştırsa da oldukça başarılı bir şarkı diyebiliriz.
Bu arada albümün ilk şarkısı olan “Gündoğumu” ve son şarkısı olan “Günbatımı” ile hoş bir espiri yakalanmış olması da gözümden kaçtı sanmayın.
Afacanlar sizi!
Etiketler: albüm, cartel, dursun zaman, evdeki ses, göksel, günbatımı, istanbul kanatlarımın altında, karakan, manga, sehr-i hüzün, yeni, zuhal olcay

22 Nisan, 2009 -- 18:29
Güzel bir analiz olmuş kardeşim , Alper ağayıda bahanenle selamlayalım.
3 Mayıs, 2009 -- 04:01
ben bir de her aşk ölümü tadacak’ı beendim :D
16 Aralık, 2009 -- 13:30
Selamlar, öncelikle hoş paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim. Manga grubunun “Hayat Bu Işte” parçasında kullandığı “Istanbul Kanatlarimin Altinda” film müziklerinden olan piyano melodisini solo, rafine, ve hatta sizin değiminiz ile; “vıcı-vıcı” eklenmemiş hali ile bulmaya çalışırken tesadüfen bu WordPress ile hazırlanmış blog sitesine giriş yapmış bulunmaktayım. Yazınızı beğendim, albümden seçtiğiniz parçalara bakılacak olursa müzik zevkiniz konusunda da biraz fikir sahibi oldum. Seçtiğiz parçalar bana göre de albümdeki favori parçalardan fakat bir parçayı dahil etmemişsiniz. O da; @kıvılcım isimli kullanıcının değindiği üzere “Her Aşk Ölümü Tadacak” parçasıdır. Seçimlerinize bakılacak olursa bu parçanın da hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Vıcı-vıcıyı bir kenara bırakıp daha orjinal, daha yaratıcı ve tabiri caiz ise daha olgun müzikler ile oluşturulmuş parçaların Manga’ya değer katacağı kanaatindeyim. Bu arada malesef hala aradığım o piyano melodisini bulamadım fakat aramaya devam ediyorum, iyi çalışmalar…