Sağcı – solcu, Kürt – Türk, Alevi – Sünni, islamcı – laik derken ne kardeşler birbirine düştü, ne acılar çekildi hatta hala çekiliyor caanım ülkemde. Anlatılmayan, belki saklanan belki de yalnızca susmakla yetinilen kimbilir ne dertler var daha. İşte bu yüzden oldum olası sevmişimdir Türkiye’nin yakın geçmişi ve iç sorunları ile ilgili filmleri. Hangi açıdan ele alınmış olunursa olsun her biri, dünümüz hakkında düşünmek ve yarınımızı aydınlatmamız için bize birer fırsat sunarlar.
Dün akşam özel gösterimine davetli olduğum “Başka Semtin Çocukları“, filmin yönetmeni Aydın Bulut‘un deyimiyle “Suç ve şiddeti günlük hayatlarının sıradan birer parçası olarak yaşayan varoş gençliğini anlatan bir film.” Bir yere ait olma istekleri doğrultusunda etnik – dinsel farklılıklarını ön plana çıkararak çeteleşen gençlerin, yer aldıkları “kaybedenler sınıfından” kurtulma fırsatı buldukları anda, değer yargılarını topyekun değiştirebileceğini de gösteren bu ilk uzun metrajlı filmi ile Aydın Bulut, 45. Antalya Altın Portakal Festivali’nde “Behlül Dal En İyi Genç Yetenek Ödülü”nün de sahibi olmuş.


Başrollerini İsmail Hacıoğlu, Volga Sorgu Tekinoğlu ve Eyşan Özhim‘in paylaştığı filmde oynayan herkes yüreğini koymuş bu filme. Zaten hiçbirinin maddi bir beklentisi olmaması bunun en güzel göstergesi değil mi?
Ben aslında İsmail Hacıoğlu’nu izlemek için gitmiştim filme. Bugüne kadar oynadığı tüm film ve dizilerdeki oyunculuğu ile çoktan takdirimi kazanan İsmail, bu filmde de beni etkilemeyi başardı. Ama filmde kankası rolünü oynayan Volga, gerçekten de çok iyiydi.
İki de sürpriz oyuncu vardı “Başka Semtin Çocukları“nda. Her ikisi de Elveda Rumeli‘den tanıdığımız kızanlardı. Zarife rolündeki Filiz Ahmet, bu filmde alışılmış ev kızı rolünden daha farklı bir görüntü sergiliyor. Ama dikkatimi çeken bir şey oldu. Ağzında sakız cak-cak bir manikürcü kızı canlandıran Filiz’in şivesi sanki Makedon şivesine kaçıyor gibiydi. Ya bu kızın konuşması gerçekten öyle, ya da dili artık çok alışmış öyle konuşmaya. …diye düşünürken Filiz Ahmet’in web sitesinde okudum az önce ve öğrendim ki Filiz zaten Üsküp doğumluymuş. Onun şivesi kaçmayacak da benimki mi kaçacak? Ha bu arada belirtmeden geçemeyeceğim vallahi çok seviyorum ben bu kızın konuşma tarzını.
Alex rolü ile tanıdığımız Ertan Saban ise tam anlamıyla mükemmeldi. Güneydoğu’da askerliğini yaparken pek çok çatışmaya katılmış, yaşadıkları neticesinde psikolojisi zedelenmiş ve psikopata bağlamış birini canlandıran Ertan, öyle güzel yansıtmış ki perdeye o duyguları alkışlamamak elde değil. Türk Sineması süper bir psycho-killer (qu’est que c’est, fafafa fa fafa fafa fa fa) kazanmıştır desek artık yeridir. Tebrikler Ertan Saban!
Filmde çatışmalardan dönen bir asker daha var ki o da İsmail’in abisi rolündeki ve aynı zamanda filmin bir diğer başrol oyuncusu Mehmet Ali Nuroğlu. Belki de aynı saflarda beraber kurşun sıkmış bu iki asker, sivilde öyle bir kapışmaya giriyorlar ki o da izlemeye değer bir dövüş sahnesiydi.
Diğer oyuncuların da hakkını yemeyeyim onlar da gayet iyiydi ama benim için öne çıkan sahneler ve oyuncular bunlardı. Kusura bakmasınlar.
Yalnız dikkatimi çeken bir şey oldu. Fragmanda da gösterilen bir sahne olduğu için yazıyorum: Ertan Saban tutuklanırken, “Bana kelepçe takamazsın!” diye bağırıyor ya, aynı sahneyi “Yazı-Tura” da Kenan İmirzalıoğlu‘ndan da izlememiş miydik? Yoksa yanılıyor muyum?
Efenim “Başka Semtin Çocukları” yarın (24 Nisan 2009) vizyona giriyor. Fragmanı da burada. Yorumumu da okudunuz. E ben daha ne diyeyim? Gerisi size kalmış.
Etiketler: alex, aydin bulut, başka semtin çocukları, elveda rumeli, ertan saban, eysan ozhim, filiz ahmet, film, fragman, hacioglu, ismail hacıoğlu, mehmet ali nuroglu, Sinema, volga sorgu tekinoglu, zarife

7 Mayıs, 2009 -- 15:10
bu yorumu yazan kişi ertan ve filizin ortak arkadaşı ismailden de bahsetmişler yalandan anlasılmasın diye gerek yok bunlara