Thursday, March 11, 2010

Archive for Haziran, 2009

Bye Bye Jacko!

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 26 - 2009

İçimde büyük bir kaybın acısı var. Sanki bugün kalbimden bir parça koptu. Çocukluğumdan bugünüme hayatımın önemli bir kısmında imzası bulunan Michael Jackson’un artık hayatta olmadığını bilmek canımı acıtıyor.

michael-jackson-moonwalkBiz küçükken Moonwalk yarışmaları yapardık. Koyardık Bad albümünü, Michael Jackson’ın danslarını taklit ederdik. Üç - beş velet parkenin üstünde kaymaya çalışırdık. Eci-vici-vokki‘yi defalarca dinler sözlerini anlamaya çalışırdık. Anladığımız kadarıyla da eşlik ederdik şarkılara uydurma bir ingilizce ve avaz avaz bir sesle.

Sonra bir gün Michael, İstanbul’a geldi konsere. İnönü’deki konsere gidebilmek için çıldırıyorduk. Ama en büyüğümüz 13 yaşında olunca stadyum konseri için ailelerimizden izin almamız mümkün olmadı. Biz de haliyle ortalığı birbirine kattık. Ağladık, tepindik, çocukça küfürler sarfettik böyle aptal salak gibisine… Ama tabi ki de bizi takan yoktu. Sonra tam konser günü hadi hazırlanın gidiyoruz dediler. Biz de konsere gidiyoruz sanmıştık. Halbuki Fame City‘e gidiyormuşuz. Yolda konsere gitmediğimizi anlayınca çok bozulmuştuk ama Fame City’e girince de tabi ki konser falan kalmamıştı akıllarda.

Bir de Moonwalker diye bir film yaptı Michael. Hani böyle yerlere kadar eğiliyordu da düşmüyordu. Amma tartışmıştık o olayı. Kimimiz “adamda harika bir denge kabiliyeti var“, kimimiz “orada ip var”, kimimiz de “ayakkabıların altında mıknatıs var ondan düşmüyor” diyorduk. Hala bilmiyorum nasıl yaptıklarını, zaten bilmek de istemiyorum. Yoksa büyüsü bozulur, oysa ben her gördüğümde ağzım açık kalsın istiyorum.

michael-jackson-moonwalk-segaBu filmin bir de oyununu yapmışlardı daha sonra Sega oyun konsolunda. Aramızdaki en fanatik Michael hayranı arkadaş da hemen almıştı bu oyunu. Biz de sabah akşam demeden onun evine doluşup, Moonwalk yapıp bonus topluyorduk. Annesi de yazık meyve suyu kurabiye falan taşıyıp duruyordu bize.. Canım yaaa!

Büyüdükçe Michael’dan uzaklaştı herkes. Rock starları dururken Michael Jackson’ı seviyorum demek yadırganır oldu. Halbuki o kraldı. Müzik dünyasına pek çok şeyi o katmıştı. Daha 6 yaşındayken Jackson’s Five grubuyla toplu ve senkronize dans şovları yapıyorlardı. Tek başına sahnelere çıktığı zamanlarda ise arkasında 30 kişilik dans ekipleriyle inanılmaz şovlar yapıyor, kendine has figürleri ile dans dünyasına imzasını atıyordu. Ondan sonra pek çok sanatçı benzer şeyleri yapmaya başladı. Bugünse arkasında dans grubu olmayan popçuya popçu denmiyor.

Michael’dan önce pop klipleri şarkıları tanıtmak amaçlı kullanılan videolardı. Ama Thriller, Beat It ve Bad gibi kısa film tadındaki klipler sonrasında müzik videosunun da tanımı değişti. Albümlerine, konserlerine tanıtım filmleri çekmeyi de ihmal etmeyen Michael Jackson, History albümü için çektiği tanıtım filmiyle de bu işin de kralının kendisi olduğunu gösteriyordu.

Video: Michael Jackson - History

Star dediğin ulaşılmaz olandır. O uzakta ve parlaktır. Işığı o kadar güçlüdür ki başka yöne bakamazsın. Ona dokunmak istersin ama yapamazsın. Michael Jackson öyle işler yaptı ki hep uzakta hep ulaşılmaz oldu. O en tepedeydi, en iyisiydi. Star olmayı sonuna kadar hakketti. Her ne kadar son yıllarını problemlerle geçirmiş olsa da o hala star ve şimdi gökyüzünün en güzel en parlak yerinde.

Nur içinde yat Michael…

PataSong: Eci-Vici-Vokki

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 26 - 2009

Michael Jackson

Michael Jackson - Smooth Criminal

Şarkı Sözleri

Read the rest of this entry »

Aşk-ı Sertab

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 19 - 2009

beren-saatÖyle çok fazla dizi izleyen biri değilimdir. Ama zaplarken gördüğüm vakit takıldığım diziler var. Aşk-ı Memnu da bunlardan biri.

Türkiye’nin Yıldızları yarışmasından beri severek daha doğrusu bayılarak izlediğim biri var ki o da zaten bu dizinin başrol oyuncularından. Evet efenim itiraf ediyorum TV’de Beren Saat’i gördüğüm zaman kanalı değiştiremiyorum. Aşk-ı Memnu’ya olan ilgim de zaten bu güzel bayandan kaynaklanıyor.

Dün akşam da yine kanallar arasında gezinirken Kanal D’ye takılıp kaldım. Fakat bu seferki neden yalnızca Beren Saat değildi. Sezon finalinin duygusal görüntülerine eşlik eden “Bu Böyle” şarkısı ekrana kilitlenmemin en büyük nedeniydi.

İlk dinlediğimde de beğenmiştim şarkıyı ama dün akşamki kadar etkilenmediğimi  de söylemem gerek. Dizinin en doğru yerinde, birbirinden güzel sahneler eşliğinde Türkiye’nin en özel seslerinden birinden “O zor günler solan güller…” diye başlayan şarkıyı dinlemek büyük keyifti.

Sertab Erener’in geçtiğimiz günlerde çıkan maxi-single’ı “Bu Böyle” nin 5 farklı versiyonu mevcut albümde. Benim favorimse dizide de kullanılmış olan akustik versiyon.

Dün akşamki görüntüleri kaçırmış olanlar ya da tekrar izlemek isteyenler buyursunlar bir de buradan yaksınlar…

Video: Sertab Erener - Bu Böyle (Aşk-ı Memnu’dan görüntülerle)

PataSong: Ni la Bombe Atomique

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 16 - 2009

Sertab Erener

Sertab Erener - Kumsalda

Şarkı Sözleri

Read the rest of this entry »

PataSong: Hiç Hiç Hiç Hiç

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 10 - 2009

Öykü & Berk

Öykü&Berk - Seni Ben Unutmak İstemedim Ki

Şarkı Sözleri

Read the rest of this entry »

Mighty Sultans

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 8 - 2009

IAFL-Final-AfisDün Türkiye Profesyonel Amerikan Futbol Ligi final maçı vardı. İki yiğit takım çıktı meydane, ikisi de birbirinden merdane. Vefa Stadı’nda yapılan final maçında Boğaziçi Sultans‘ın rakibi İstanbul Cavaliers (İAFK) idi.

16.30 da başlayan maç 3 satten fazla sürdü. Ancak 3 saatin sonunda kazanan taraf, son 10 dakikaya kadar maçı geride götürmesine rağmen inancını hiç yitirmeyen, Boğaziçi Sultans oldu.

Genelde Amerikan Futbolu maçlarında tribünler pek dolmaz. Oyuncuların arkadaşları bile bir bahane uydurup, maçları izlemeye gelmezler. Belki kuralları bilmediklerinden, belki oyunu çözemediklerinden, belki de maçlar çok uzun sürdüğünden dolayı… Ama kardeşim biz biliyoruz da mı izliyoruz?!?

İzledikçe öğreniyoruz, öğrendikçe daha da bir seviyoruz. Önceleri bir touchdown bilirdim bir de yard hesabını. Şimdi Linebacker‘dı, QB‘ydi derken NFL 2009‘da zaferden zafere koşuyorum.

Efenim dün Boğaziçi Sultans kaşkolunu kapıp tribündeki yerini alanlardan biri de bendim. Stada gittiğimde maç başlamak üzereydi ama Boğaziçi’nin Holiganları henüz gelmemişlerdi stada. İstanbul Cavaliers taraftarları ise meydanı boş bulmuşlar bağırıp duruyorlardı.

Sonra uzaklardan bir yerlerden davul sesleri gelmeye başladı. “Alemin kralı geliyor” tezahüratı eşliğinde stada geldi holiganlar ve tribünün sağ tarafında, tam da benim bulunduğum yere konuşlandılar. Bir anda önüm,arkam,sağım,solum holigan oldu. Boğaziçi oleeeyyy!!

Maçın hemen başlarında iki touchdown yapınca İAFK, sessizleşti biraz bizim oralar. Sultans’ın da morali bozulmuştu. Hiç yapmadıkları hataları yapar oldular, taa ki ilk touchdown’u yapıp şeytanın bacağını kırana kadar. Ondan sonrası da zaten uh, ah oley, uh ah oley…

AFK taraftarları sessizleşirken bizim taraf coştukça coşuyordu. Hatta dışarıdan takviye kuvvetler bile gelmişti. Maç Karagümrük’te olup, stadın kapıları da açık olunca holiganlara apaçilerin katılması da kaçınılmaz oldu. Önce bir gaza geldi herkes, kolkola bağırmaya başladı ama sonra tezahüratların rengi değişmeye başlayınca sustu Boğaziçi taraftarı. Şovlarını tek başlarına sürdürmeye çalışan apaçiler, şarkılarıyla akılları sıra Boğaziçili kızları etkilemeye çalıştılar bir süre ama sonradan dank etmiş olmalı ki; sahada ter döken tosuncukların çoğu bizim kızların ya sevgilileri ya da abileriydi. Bu güzide farkındalık, tribünlerin tekrar Boğaziçililer tarafından yönlendirilmesini ve herkesin onlara eşlik etmesini sağladı. Sesler gene yükselmiş, kaşkollar sallanmaya başlamıştı.

Şampiyon Boğaziçi Sultans Kupa ve Madalyalar

Artık maçın sonu yaklaşmıştı ama beklenen touchdown bir türlü gelmiyordu. Yok sarı bayraktı yok efenim yard cezasıydı derken son 10 dakikaya girilmiş ancak fark hala kapanmamıştı. Ha bu arada 10 dakika dediysem, kafadan yarım saat yani… Sesleri iyice yükselttik, arada iki de davul patlattık, yard be yard hedefe yaklaştık. E o kadar yaklaşmışken touchdown yapmamak da zaten ayıp olurdu. Sultans da çakıverdi touchdown’u doksana… Sonra da zaten gelsin kupalar, madalyalar…

Boğaziçi Sultans’ın şampiyonluk sevinci görmeye değerdi. Kupa merasimi de izlenesi görüntüler oluşturdu. Her ikisini de süpersonik cep telefonumla kaydettim. Siz de bu ana şahit olun istedim.

Video: Kupa Merasimi

Ha bu arada size arkadaşımı söyliyeyim de benim nasıl biri olabileceğimi az çok tahmin edin.

Aşağıdaki videoda kendini kaybedip demir parmaklıklara yapışan bir tosuncuk var ya işte o benim ilkokul 1′den beri arkadaşım. :)

Video: Şampiyonluk Sevinci

Tebrikler Sultans.. Tebrikler Boğaziçi…

Son olarak… Haydi hep beraber…

Everywhere we go
People wanna know
Who we are
So we tell them
We are the Sultans
Mighty mighty Sultans
Uh ah oley uh ah oley

PataSong: Bence Gayet İyi De Anlaştık

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 6 - 2009

Pinhani

Pinhani - Ne Güzel Güldün

Şarkı Sözleri

Read the rest of this entry »

Şampiyon Freshtival

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 1 - 2009

Miller Freshtival Logo

Herhangi bir yerde festival olur da ben gitmem mi? Hele bir de o festivale davetiye varsa… Köstebeğin istediği bir göz, Feşmekan verdi iki göz durumu yani :))

Efenim 30 Mayıs Cumartesi akşamı Miller Freshtival‘deydim. Saat 18.00 gibi Turkcell Kuruçeşme Arena‘ya girdiğimde etraf pek kalabalık değildi. Bira standlarının önünde kuyruk oluşmamış, insanlar henüz cıvıtmamıştı. İlk bira eşliğinde festival alanını turlarken Guitar Hero ve Wii standları hemen gözüme ilişti. Oynamak için yanıp tutuşmaya başladım ama partner eksiğim vardı. Guitar Hero için bir bateriste, Wii için de rakibe ihtiyacım vardı.

Tam o sırada imdadıma yetişen bir arkadaşım bateriye oturuverdi. Ama sağolsun kafasına göre sololar atmaya çabaladığından dolayı 10.saniyede diskalifiye olduk. Fakat buna rağmen stand görevlileri çabamızı takdir etmiş olacaklar ki ipod hoperlörü hediye ettiler ikimize de. Tabi ki benimki yarım saat içinde kayboldu, ya yolu kaybettim ya ben kaybeldim.

Friendly Fires sahneye çıktığında hafiften kıpırdanmalar başlamıştı bizim ekip arasında. Benimse aklımda hala tek bir soru vardı: Portecho ne zaman çıkacak? Efenim meğerse öğle saatlerinde olmuş bitmiş o iş. Yine canlı dinleyemedim yani Portecho’yu. Her seferinde aynı şey oluyor. Daha bir festivale katılıp da Portecho dinleyebilmişliğim yoktur. Halbuse katıldıkları her festivale gidiyorum. Bu sefer de geç gelmişim konser alanına. Kesin bir sonraki sefer de başka bir şey olur. Sanırım benim bu sevdadan vazgeçmem, festival programlarında Portecho adını her gördüğümde “a oley be Portecho!” dememem gerekiyor.

Gelelim Freshtival’in bombasına, Gabriela’sına, Cilmi’sine… Sahneye çıkar çıkmaz kalabalığın akın etmesine neden olan 18 yaşındaki, sesi de kendi kadar güzel Gabriela, çok keyifli bir saat geçirmeme neden oldu. Tabi bunda kanımda kendini yavaştan hissettirmeye başlayan alkolün ve grubumuza yeni katılan arkadaşlarımızın da etkisi yok değildi. Gabriela “Sweet About Me” derken ben de içimden “Öğretmenim canım benim” şarkısını söylüyordum.

Video: Gabriela Cilmi - Miller Freshtival Performansı

Konser bittikten sonra Kuruçeşme’den Beşiktaş’a eğlenceli bir yürüyüş yaptık. Parklara daldık, kaydıraklar, salıncaklar neşemize kahkaha kattı. Bir sürü foto çektik. Güle oynaya, şarkılar türküler eşliğinde Ortaköy’e vardığımzda şampiyonluk sarhoşu Beşiktaşlılar sardı dört bir yanımızı, baktığımız her yerde izleri duruyordu. :) Biz de onlara eşlik ettik, siyah-beyaz çekmekten sesimiz kısıldı :)

Beşiktaş’a vardığımızda ise Üsküdar motorları bana bakıyordu. Ben onlara, onlar bana bakarken aramızda tarif edilemez bir çekim oldu. Koşa koşa atladım motorlardan birine, ne içeri geçtim ne de üst kata çıktım. En önde, motorun burnunda durdum. Rüzgarı saçlarımda, İstanbul’u içimde hissettim. Üsküdar’a indiğimde ise hemen motor değiştirdim. En eğlenceli yolculuk ise ondan sonra başladı. Bilirsiniz Anadolu Yakası’nın en sevdiğim yanı dönüş yolculuğudur. Yine motorun burnunda, bu sefer benim yakama doğru… Galata Kulesi solumda, Beşiktaş meydanı karşımda. Çarşı adeta yanıyor. Tam bir renk cümbüşü…

PataSong: Sweet About Me

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 1 - 2009

Gabriela Cilmi

Gabriela Cilmi - Sweet About Me

Şarkı Sözleri

Read the rest of this entry »