Sabahtan beri içimde kaynayan bir şeyler vardı. Sanki sıcak sıcak akıyordu boğazımdan mideme keskin bir asabiyet. Aman kimse bana bulaşmasa da kazasız belasız atlatsak bugünü diye düşünürken geldi de geldi her şey üstüste.
Hani olur ya bazen gözünden bile sakınırken bir şeyi, çat diye düşer, kırılıverir ya… Sonra topla toplayabilirsen. İşte aynen bana da böyle oldu uzun zaman sonra bugün. Bayağıdır sütliman giderken dalgalanacağı tuttu denizimin.
Gayet masumane tavırlarla, iyi olduğunu düşündükleri şeyi yapmayı öneren insanlara, çattım da çattım. İyimser olmasına rağmen yanlıştı bana göre önerileri ama daha sakin de anlatabilirdim derdimi, oysa ben ne yaptım: Tiheayt var mı ulan bana yanbakan!!
Aslında ilk defa olmuyor bu bana. İçimde rahatsız, asabi bir mahlukat var. Zaman zaman hortluyor bir anda, esiyor, gürlüyor sonra kayboluyor ortalıktan. İşte o anlarda yıktığını yıkıyor, yaktığını yakıyor. Sakinleştikten sonraysa enkazı toplamak yine bana kalıyor.
Alışık olmam lazım gerçi, garipsememem lazım bu durumu ama şaşırıyorum hala kendime. Ne yapayım efenim sevmiyorum ben bu asabi hallerimi. Gülmek eğlenmek varken ne gerek var durduk yerde gerginliğe…
MFÖ oldukça iyi anlamış gerçi derdimi, teşhisi de koyuvermiş “Mazeretim Var Asabiyim Ben” diye.. Bana da sabahtan beri çattığım kişilere bu şarkıyı armağan etmek kalmış. Hem “ne kadar sürç-ü lisan ettikse affola” babında hem de kulaklara küpe olması anlamında.. Yine hortlar mortlar neme lazım..
Bu arada herkes Youtube’a girebiliyor değil mi? Giremeyen varsa şuradaki adımları uygulayarak DNS ayarını hemen yapsın, tepemin tasını attırmasın… Tiheayytt!!
