Hırs Ve Ceza
Cuma, Ağustos 21st, 2009
Geçen gün kitapçıda gezmekteydim. Şöyle rahatlatıcı, esprili, okurla adeta sohbet eden bir kitap arıyordum ki gözüme canım ciğerim Ayça Şen’im ilişti. “Bir Başyapıt - Hırs ve Ceza” adlı kitabın kapağında Dostoyevski’nin resmini yırtıp aradan bakan bir çift göz vardı. Hiç düşünmeden aldım kitabı. Ne arkasını okudum, ne de bir iki sayfa çevirip kitabın üslubuna baktım.
35 yaşında Ece adlı bir kadının yazar olma sevdasıyla işinden ayrılması ve romanı için çalışırken başına gelenler anlatılıyor kitapta. Başına gelenler derken öyle maceralı şeyler beklemeyin. Sonuçta Ece, annesiyle yaşayan, başından talihsiz bir evlilik geçmiş, işinden ayrılmış, yazarlığın y’sinden anlamayan bir kadın. Ayrıca Ayça Şen’in deyimiyle de gerzek, çabucak köşeyi dönme ve saygınlık kazanma arzusuna sahip ve yazarlığı da bu amaca giden en kısa yol olarak seçmiş bir kadın.
Kitaptaki tüm olaylar Ece’nin ağzından anlatılıyor. Kâh annesiyle tartışıyor, kâh romanı için kısa paragraflar yazıyor. “Bir oradayım, bir burada, hayaller ortasında” tadında bir kitap.
Eğer çok merak ettiyseniz ve siz de okumak istiyorsanız bu kitabı, lütfen korsancılardan almayın. Gidin efenim bir kitapçıya ya da tıklayın bir zahmet şuraya, kaliteli baskı, hatasız dizgi ve emeğe saygının tadını çıkarın.
