Friday, March 12, 2010

Bye Bye Jacko!

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 26 - 2009

İçimde büyük bir kaybın acısı var. Sanki bugün kalbimden bir parça koptu. Çocukluğumdan bugünüme hayatımın önemli bir kısmında imzası bulunan Michael Jackson’un artık hayatta olmadığını bilmek canımı acıtıyor.

michael-jackson-moonwalkBiz küçükken Moonwalk yarışmaları yapardık. Koyardık Bad albümünü, Michael Jackson’ın danslarını taklit ederdik. Üç - beş velet parkenin üstünde kaymaya çalışırdık. Eci-vici-vokki‘yi defalarca dinler sözlerini anlamaya çalışırdık. Anladığımız kadarıyla da eşlik ederdik şarkılara uydurma bir ingilizce ve avaz avaz bir sesle.

Sonra bir gün Michael, İstanbul’a geldi konsere. İnönü’deki konsere gidebilmek için çıldırıyorduk. Ama en büyüğümüz 13 yaşında olunca stadyum konseri için ailelerimizden izin almamız mümkün olmadı. Biz de haliyle ortalığı birbirine kattık. Ağladık, tepindik, çocukça küfürler sarfettik böyle aptal salak gibisine… Ama tabi ki de bizi takan yoktu. Sonra tam konser günü hadi hazırlanın gidiyoruz dediler. Biz de konsere gidiyoruz sanmıştık. Halbuki Fame City‘e gidiyormuşuz. Yolda konsere gitmediğimizi anlayınca çok bozulmuştuk ama Fame City’e girince de tabi ki konser falan kalmamıştı akıllarda.

Bir de Moonwalker diye bir film yaptı Michael. Hani böyle yerlere kadar eğiliyordu da düşmüyordu. Amma tartışmıştık o olayı. Kimimiz “adamda harika bir denge kabiliyeti var“, kimimiz “orada ip var”, kimimiz de “ayakkabıların altında mıknatıs var ondan düşmüyor” diyorduk. Hala bilmiyorum nasıl yaptıklarını, zaten bilmek de istemiyorum. Yoksa büyüsü bozulur, oysa ben her gördüğümde ağzım açık kalsın istiyorum.

michael-jackson-moonwalk-segaBu filmin bir de oyununu yapmışlardı daha sonra Sega oyun konsolunda. Aramızdaki en fanatik Michael hayranı arkadaş da hemen almıştı bu oyunu. Biz de sabah akşam demeden onun evine doluşup, Moonwalk yapıp bonus topluyorduk. Annesi de yazık meyve suyu kurabiye falan taşıyıp duruyordu bize.. Canım yaaa!

Büyüdükçe Michael’dan uzaklaştı herkes. Rock starları dururken Michael Jackson’ı seviyorum demek yadırganır oldu. Halbuki o kraldı. Müzik dünyasına pek çok şeyi o katmıştı. Daha 6 yaşındayken Jackson’s Five grubuyla toplu ve senkronize dans şovları yapıyorlardı. Tek başına sahnelere çıktığı zamanlarda ise arkasında 30 kişilik dans ekipleriyle inanılmaz şovlar yapıyor, kendine has figürleri ile dans dünyasına imzasını atıyordu. Ondan sonra pek çok sanatçı benzer şeyleri yapmaya başladı. Bugünse arkasında dans grubu olmayan popçuya popçu denmiyor.

Michael’dan önce pop klipleri şarkıları tanıtmak amaçlı kullanılan videolardı. Ama Thriller, Beat It ve Bad gibi kısa film tadındaki klipler sonrasında müzik videosunun da tanımı değişti. Albümlerine, konserlerine tanıtım filmleri çekmeyi de ihmal etmeyen Michael Jackson, History albümü için çektiği tanıtım filmiyle de bu işin de kralının kendisi olduğunu gösteriyordu.

Video: Michael Jackson - History

Star dediğin ulaşılmaz olandır. O uzakta ve parlaktır. Işığı o kadar güçlüdür ki başka yöne bakamazsın. Ona dokunmak istersin ama yapamazsın. Michael Jackson öyle işler yaptı ki hep uzakta hep ulaşılmaz oldu. O en tepedeydi, en iyisiydi. Star olmayı sonuna kadar hakketti. Her ne kadar son yıllarını problemlerle geçirmiş olsa da o hala star ve şimdi gökyüzünün en güzel en parlak yerinde.

Nur içinde yat Michael…