Posts Tagged ‘döner’

Yeter ki Oğur’suz Olmasın…

Çarşamba, Ocak 14th, 2009

Yorucu ve stresli bir gün geçirdim bugün. Eğer ki güzel bir final hazırlayamamış olsaydım hem gergin hem de yorgun kapatabilirdim günü.

Akşam sekiz gibi açlıktan kazınır bir şekilde İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Odakule yakınlarına geldim ve ilk gördüğüm dönerciye girdim hemen. Pad-sos! İsteğim çok basitti. Pilav üstü döner… Ne kadar kötü olabilir ki? diye düşünürken ağzımda tıkır tıkır eden pirinçlerle boğuşma arifesinde buldum kendimi. Bir de ıslak hamburger söylemiştim; hani Kızılkayalar ya da Bambi‘den alışıldığı üzere. Tabi ki de söylerken o kadar güzel bir hamburger yemeyi beklemiyordum ama açık konuşayım bu kadar da rezil bir şey ile karşılaşacağım aklımın ucundan geçmezdi. İki ısırık aldıktan sonra bıraktım köfte-ekmeği tepsinin kenarına.

Kötü bir yemekten sonra bari güzel bir kahve içeyim diye Gloria Jeans‘e girdim. (Gönül isterdi ki Caffè Nero‘ ya gideyim ama malesef İstiklal Caddesi’nde yoklar henüz. - Düzeltme: Galatasaray Lisesi’nin karşısındaki Ayvalık Tostçusunun hemen yanındaki sokaktan girince, HSBC’nin orada varmış bir Caffè Nero. Hiç farketmemişim şimdiye kadar teşekkürler Müge Cerman) Çok güzel olmasa da iyi bir Türk kahvesi içerken kardeşime gün içinde yaşadıklarımı anlatıyordum.  O anda farkettim ki gerginliğimden bir gıdım azalmamış geçen zaman boyunca.

Kahveler bittikten sonra Jazzstop‘a doğru yöneldik. Kapıda bekleyen arkadaşlarımızla buluştuk ve işte bambaşka bir dünya. Çok güzel bir müzik eşliğinde yudumlanan ilk biralar ve konser öncesi heyecanlı bekleyiş.

Sonra sahneye çıkan o güzel insan, ve…

Boz taşlar önümüzde, cebimizde yalnızlık var
Şu dümdüz büyüyen gecede, tek dostumuz yakamozlar

Ortaçgil’in büyülü sesi ve inanılmaz güzel müziği huzurla doldurdu içimi. Gün içinde yaşadığım her şeyi unuttum. Artık yalnızca müzik ve ben vardım. Kilitlenmiş şekilde tüm şarkılara eşlik ediyordum. Hatta konser boyunca eksik kalan mükemmel gitar soloları da mırıldanarak Erkan Oğur‘un yokluğunu aratmamaya çalışıyordum kendime.

Neden bilmiyorum uzunca bir süredir Erkan Oğur olmadan sahne alıyor Bülent Ortaçgil. Bu nedenle bu konserde de gerek “Değirmenler” gerekse diğer şarkılar hep bir kursakta kalma durumu yaşattı bana.

Ama yine de özlediğim müziği ve tam da bugün ihtiyacım olan huzuru buldum bu konserde. Ne Jazzstop’ın aşırı gürültücü kitlesinin, ne Beyoğlu’ndaki neredeyse her barın olmazsa olmazı haline gelen su katılmış birasının ne de laubali garsonlarının bu konserden aldığım keyfi gölgelemelerine izin vermeyeceğim.

Ama…

Ah bir de Erkan Oğur olsaydı…