Thursday, March 11, 2010

Mighty Sultans

Posted by Patavatsız Köstebek On Haziran - 8 - 2009

IAFL-Final-AfisDün Türkiye Profesyonel Amerikan Futbol Ligi final maçı vardı. İki yiğit takım çıktı meydane, ikisi de birbirinden merdane. Vefa Stadı’nda yapılan final maçında Boğaziçi Sultans‘ın rakibi İstanbul Cavaliers (İAFK) idi.

16.30 da başlayan maç 3 satten fazla sürdü. Ancak 3 saatin sonunda kazanan taraf, son 10 dakikaya kadar maçı geride götürmesine rağmen inancını hiç yitirmeyen, Boğaziçi Sultans oldu.

Genelde Amerikan Futbolu maçlarında tribünler pek dolmaz. Oyuncuların arkadaşları bile bir bahane uydurup, maçları izlemeye gelmezler. Belki kuralları bilmediklerinden, belki oyunu çözemediklerinden, belki de maçlar çok uzun sürdüğünden dolayı… Ama kardeşim biz biliyoruz da mı izliyoruz?!?

İzledikçe öğreniyoruz, öğrendikçe daha da bir seviyoruz. Önceleri bir touchdown bilirdim bir de yard hesabını. Şimdi Linebacker‘dı, QB‘ydi derken NFL 2009‘da zaferden zafere koşuyorum.

Efenim dün Boğaziçi Sultans kaşkolunu kapıp tribündeki yerini alanlardan biri de bendim. Stada gittiğimde maç başlamak üzereydi ama Boğaziçi’nin Holiganları henüz gelmemişlerdi stada. İstanbul Cavaliers taraftarları ise meydanı boş bulmuşlar bağırıp duruyorlardı.

Sonra uzaklardan bir yerlerden davul sesleri gelmeye başladı. “Alemin kralı geliyor” tezahüratı eşliğinde stada geldi holiganlar ve tribünün sağ tarafında, tam da benim bulunduğum yere konuşlandılar. Bir anda önüm,arkam,sağım,solum holigan oldu. Boğaziçi oleeeyyy!!

Maçın hemen başlarında iki touchdown yapınca İAFK, sessizleşti biraz bizim oralar. Sultans’ın da morali bozulmuştu. Hiç yapmadıkları hataları yapar oldular, taa ki ilk touchdown’u yapıp şeytanın bacağını kırana kadar. Ondan sonrası da zaten uh, ah oley, uh ah oley…

AFK taraftarları sessizleşirken bizim taraf coştukça coşuyordu. Hatta dışarıdan takviye kuvvetler bile gelmişti. Maç Karagümrük’te olup, stadın kapıları da açık olunca holiganlara apaçilerin katılması da kaçınılmaz oldu. Önce bir gaza geldi herkes, kolkola bağırmaya başladı ama sonra tezahüratların rengi değişmeye başlayınca sustu Boğaziçi taraftarı. Şovlarını tek başlarına sürdürmeye çalışan apaçiler, şarkılarıyla akılları sıra Boğaziçili kızları etkilemeye çalıştılar bir süre ama sonradan dank etmiş olmalı ki; sahada ter döken tosuncukların çoğu bizim kızların ya sevgilileri ya da abileriydi. Bu güzide farkındalık, tribünlerin tekrar Boğaziçililer tarafından yönlendirilmesini ve herkesin onlara eşlik etmesini sağladı. Sesler gene yükselmiş, kaşkollar sallanmaya başlamıştı.

Şampiyon Boğaziçi Sultans Kupa ve Madalyalar

Artık maçın sonu yaklaşmıştı ama beklenen touchdown bir türlü gelmiyordu. Yok sarı bayraktı yok efenim yard cezasıydı derken son 10 dakikaya girilmiş ancak fark hala kapanmamıştı. Ha bu arada 10 dakika dediysem, kafadan yarım saat yani… Sesleri iyice yükselttik, arada iki de davul patlattık, yard be yard hedefe yaklaştık. E o kadar yaklaşmışken touchdown yapmamak da zaten ayıp olurdu. Sultans da çakıverdi touchdown’u doksana… Sonra da zaten gelsin kupalar, madalyalar…

Boğaziçi Sultans’ın şampiyonluk sevinci görmeye değerdi. Kupa merasimi de izlenesi görüntüler oluşturdu. Her ikisini de süpersonik cep telefonumla kaydettim. Siz de bu ana şahit olun istedim.

Video: Kupa Merasimi

Ha bu arada size arkadaşımı söyliyeyim de benim nasıl biri olabileceğimi az çok tahmin edin.

Aşağıdaki videoda kendini kaybedip demir parmaklıklara yapışan bir tosuncuk var ya işte o benim ilkokul 1′den beri arkadaşım. :)

Video: Şampiyonluk Sevinci

Tebrikler Sultans.. Tebrikler Boğaziçi…

Son olarak… Haydi hep beraber…

Everywhere we go
People wanna know
Who we are
So we tell them
We are the Sultans
Mighty mighty Sultans
Uh ah oley uh ah oley

Karakteristik Rövaşata

Posted by Patavatsz Kostebek On Ağustos - 14 - 2008

Dün akşam Galatasaray maçını da izledim, Fenerbahçe maçını da. Her ikisi de maçın henüz başlarında 2-0 geriye düştü. Sonra toparlanarak 2-2 beraberlikle maçı tamamladı. Eminim ki her iki rakip takımın taraftarlarının da aklına Türk Milli Takımı’nın Euro 2008′deki performansı gelmiştir. Maçın son dakikalarını her an 3. golü de yiyerek mağlup tamamlayacakları korkusuyla geçirmişlerdir. Gerçi bu sefer olmadı ama olsa olurdu.

Hani her ülke insanının karakteristik özelliği futboluna yansıyor ve biz bunu kıskanıyorduk ya.. Neden bizim de bize özgü bir oyun stilimiz yok diye. Mesela disiplin ve düzen manyağı Almanlar, inanılmaz disiplinli bir futbol sergilerler. Ya da sambacı Brezilyalılar, hayatlarına yer etmiş dansı oyunlarında da gösterirler. İngiliz’in tokadının nereden geleceği belli olmaz, Avusturyalılar ise bu bu işte de nötrdür. Ayrıca sadece milli takım bazında değil, kulüp bazında da karakteristik özelliklerini sergilerler.

Bizse bir türlü kendimizi bulamamıştık. Bir ona yamandık bir buna. Alman gibi olalım dedik, beceremedik. Brezilyalı gibi olmamız zaten hayaldi ama yine de bir denedik. Ancak öyle zannediyorum ki sonunda kendi karakterimize uygun bir oyun stilini bulduk. Önce bunu Milli Takım bazında gördüm, dün akşam da kulüpler bazında.

Bizim oyun stilimizin adı şudur: Türk’ün aklı sonra gelir! Toparlayabilirse toparlar, toparlayamazsa da canı sağolsun.

Hüzünbaz Goller

Posted by Patavatsz Kostebek On Ağustos - 2 - 2008

Hani bir maçı seyrederken gol hala gelmemişse bir gerilinir ya.

“Dakika 70 oldu. Hadi artık nerede kaldı bu gol? Maç da bitmek üzere.. off..” denilmeye başlar, yerlerde durulamaz ya.

Öyle anlarda uzaktan bir şut çekilir. O topa önce kaleci, parmaklarının ucuyla değer sonra top üst direğe çarpıp kaleye düşüverir. Ama ağlar havalanmaz. Veya içerde seker, dışarı çıkar.

İşte öyle gollere üzülüyorum ben.

O şutun hakkı ağları sonuna kadar havalandırmaktır. Kaleci temas etse bile o top ağlara ulaşmalı. Geriye doğru açılan, esneyen ağların, maç seyreden gergin bünyeler üzerinde rahatlatıcı bir etkisi var.

Bir de karambolden gelen goller var. Onları da hiç sevmem. Öne geçer takımın ama sen “goooll” diye bağıramamış, sadece alaycı bir şekilde gülebilmişsindir. Kötü bence o duygu.

Gerçi öyle bir gol 90. dakikada gelirse, alaycı gülümseyiş sonsuz bir kahkahaya döner ama o da anca son dakikada olursa. Onun dışında istemem ben öyle gol.

Not: Akıllı TV’ye az önce yayınladığı futbol videoları ile beni blog yazmaya teşvik ettiği için teşekkürler. :)